Avustralya

İngilizce Nasıl Öğrenilir

Nasıl ingilizce öğrenebilirim diye sorarsanız, ki soran falan yok kendi kendime gelin güvey oluyorum, vereceğim cevap “çalışarak” olur. Şimdi benle maytam mı geçiyorsun demeyin de anlatayım.

Avustralya’ya geldiğimde IELTS 6 seviyesinde ingilizcem olduğunu kanıtlamıştım(Aslında PTE‘den). Ama bunun, gündelik hayatta yetse de iş hayatında çok da akıcı olmadığını gördüm. İnsanlarla konuşmamak için herşeyi yapıyordum. Hatta mümkünse herşeyi online yapıyordum, telefonla konuşmaktan koruyordum kendimi.

Burada tanıştığım David adında eski bir ingilizce öğretmenine bir konuşmanın içinde “IELTS’den 8 almam imkansız” dedim(sınav 9 üzerinden). O da bana “sen gerizekalı değilsin, ingilizce de Roket bilimi değil. 8 almak kolay” dedi. Dedi de ben bunu duyunca kendimi hepten gerizekalı hissettim. Daha önceden 1 IELTS 1 de PTE sınavına girmiş biri olarak kolay olmadığını gayet iyi biliyordum.

Meğerse uzun yıllardır herkese anlattığı bir yöntemi varmış ve bu yöntemi ben ve eşimle paylaşacakmış. 3 gün sonra müsaitim, gelin görüşelim dedi. Dedim ki bu sefer tamam, ingilizcenin formülünü alıyorum adamdan ve bu işi bitiriyorum. Heyecanımızı görmeyin evde hanımla. Süper heyecanlıyız. 3 gün sonra gittik yanına, oturduk bir masanın başına ve bize anlatmaya başladı. Okuma, yazma, konuşma ve dinleme pratikleri yapmanız lazım her gün dedi. Detayları madde madde yazayım da okunması kolay olsun.

  • Okuma: Her gün gazeteden kendi seçtiğin bir haberi, yüksek sesle oku, kelimelerini çıkar. Kelime defterine bunları yazarken ingilizce’den türkçeye değil türkçeden ingilizceye yaz. Ayrıca aynı kökten türeyen kelimeleri de yaz.
  • Yazma: Bu okuduğun haberi yeni kelimeleri de kullanarak özet halinde yaz. Kendi başına gelen şeyleri de yazabilirsin ama önemli olan o kelimeleri kullanmak.
  • Konuşma: Birine bu haberi anlat ve üstüne konuş, hatta tartış. Eğer konuşacak kimsen yoksa, kendini videoya alıp anlat sonra izle bak bakalım olmuş mu.
  • Dinleme: Haberleri veya ilgini çeken dizileri takip et. Müzik dinle şarkı sözleriyle beraber. Youtube bulunmaz nimet.

“Bu kadar” dediğinde eşimle göz göze geldik. Ne yani bu mu şimdi tüm formül. Bütün bunları ben zaten biliyorum. Ama her gün bunları yapmak günde 2-3 saatini alır. David yüzümüzdeki ifadeyi görünce dedi ki “İngilizce zor değil, yeter ki dediklerimi uygulayacak zamanı ayırın. Bu dediklerimi yaparsanız 3 ayda ingilizceniz inanılmaz ilerler.”

Buradan da bir kez daha anladığım gibi, dostlar maalesef bu işin kısa yolu yok. Gerekli eforu koymak gerekiyor. Ben bunları yazdım, söyledim ama hala bu eforu göstermediğim için ingilizcem istediğim seviyede değil. Neyse ki idare ediyorum ve durumum acil değil.

Bir yazılımcı mutlaka ama mutlaka ingilizce bilmeli. Hatta çok iyi bilmeli. Evet zor, ama ingilizce öğrenmek kendinize yapabileceğiniz en büyük yatırımdır.

İnternette bu kadar kaynak, bilgi varken hala öğrenemiyorum, çok zor, kafam almıyor diyorsanız, zamanınızı neye ayırdığınızın farkına varın.

Twitter’da, instagram’da feed asla bitmiyor, ekranı kaydırdıkça yeni şeyler geliyor. Ancak ekranı kaydıran parmakların zamanı sınırlı !

Zamanınızın Kıymetini Bilin !

İngilizce öğrenirken yardımcı olabilecek bazı kaynakların linklerini aşağıya bırakıyorum. Aslında daha bir dolu kaynak var ama benim bulabildiklerim arasında en verimlileri bunlar oldu.

Sağlıcakla kalın,

  • Vocabulary.com : Kelime öğrenmek ve pratik yapmak için
  • Speak English With Vanessa : Çok çeşitli videolar, pratik bilgiler.
  • EngVid : Ücretsiz İngilizce eğitim videoları
  • BBC Learning English : BBC’nin muhteşem sitesi.
  • Italki : Birebir öğretmen bulup çalışabilirsiniz. Fiyatlar makul.
  • PTE : IELTS gibi bilginizi ölçen bir sınav. Güzel yanı daha ucuz olması ve tamamen bilgisayar üzerinden olması

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *