Ağustos04

Fotolia

İşte tam profesyonel bir site. İçeriği inanılmaz zengin ve çok kaliteli resimlerle dolu bir site.

Web siteniz veya el ilanınız veya resime ihtiyaç duyduğunuz herhangi bir noktada burası çözüm olabilir diye düşünüyorum.

Yazdıklarımı okudum da baya bi reklam gibi oldu. Gören de ortağı falan sanacak beni...

Neyse site bu bir göz atın bence... 

Temmuz18

Elif Şafak

Aslında birçok yönden eleştirdiğim ancak bu konuşmasını dinlediğimde oldukça hoşuma giden Elif Şafak'ın konuşmasını dinlemek için

http://www.ted.com/talks/elif_shafak_the_politics_of_fiction.html 

Temmuz10

E-Tohum Toplantısı

Bu sabah hafif yağmurlu bir hava altında İTÜ maslak kampüsünün ücra bir köşesinde E-Tohum toplantısına gittim. Açıkçası orayı bulmak bile başlı başına bir zahmet. Yani gerçekten katılmak isteyenlerin katıldığına emin olabilirsiniz :)

İlk oturumda Av. Ali Arıkan 'dan girişimciler ile yatırımcılar arasındaki sözleşmelerin püf noktalarını dinledim. Benim için çok yararlı bilgiler içerdiğini söyleyebilirim. 

İkinci oturum ise daha önce Burak Büyükdemir'in sitesinde okuduğum Müslim'in hikayesini kendi ağzından dinleme fırsatı buldum. Müslim bey kendini oldukça geliştrimiş ve işini dürüstçe yapan bir yatırımcı. Kendi yaşantısından yola çıkarak topluluğa nasıl başarılı olunabileceğinin somut hikayesini anlattı. Kendisiyle şahsen tanışmak da ayrıca güzeldi.

Son oturumda ise benim esas bu toplantıya katılma sebebim olan Yazılım ve Patent konusunu Av. Başak Purut 'dan dinleme fırsatı buldum. Başak bey çok esprili ve sıcak bir insan. Onu dinlerken insan hiç sıkılmıyor (bundan diğer konuşmacılardan sıkıldığım anlamı çıkarılmasın lütfen:) Kısaca yazılıma patent alınamayacağını fakat bazı koruma yollarının olabileceğini konuştuk. Bu konuyla ilgili bu siteyi incelemenizde fayda var.

Sonuç olarak, oldukça güzel ve verimli bir e-tohum toplantısı oldu. Bu gittiğim ilk e-tohum toplantısıydı ama son olmayacağı kesinleşti.

Temmuz09

Nazım Hikmet

Volkan Konak'dan Eledim eledim 'i dinlerken hatırladığım bir Nazım Hikmet şiirini paylaşmak istedim. Yıllar önce okurken anlam veremediğim dizelerin şimdi beni etkilediğini görmek şaşırtıcı oldu...

DAVET

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan 
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan 
Bu memleket bizim!

Bilekler kan içinde, dişler kenetli 
ayaklar çıplak 
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak 
Bu cehennem, bu cennet bizim! 

Kapansın el kapıları bir daha açılmasın 
yok edin insanın insana kulluğunu 
Bu davet bizim! 

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür 
Ve bir orman gibi kardeşçesine 
Bu hasret bizim!

NAZIM HİKMET 

Haziran28

Akıllı Adam

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar.

Okullarin açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu bağırıp, çağırarak  tekmelerler. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.

Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine dogru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar onları durdurur ve:

“Çok tatlı cocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken
aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve
gürültü yaparsanız size her gün 1 dolar verecegim” der. Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler.

Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der:

“Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladi bundan böyle size sadece 50 sent verebilirim.”

Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan birkaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları:

“Bakın” der, “Henüz maaşımı alamadım, bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?”

“Olanaksız bayim” der içlerinden biri, “Günde 25 sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsaniz yanılıyorsunuz. Biz işi
bırakıyoruz.”